ayrılık hikayesi

Sokağın başından gelen topuk sesleri, elimdeki kadehi bıraktırıp, başımı o tarafa çevirtti. Yürüyen yalnız kadınlar…
Saate baktım, yaklaşık 3 saattir buradaydım. Şişe bitmiş, insanlar azalmıştı. Oysa telefonuma bıraktığı mesaj tam 11 de burada olmamı söylüyordu. Geleceğini söylemişti. Geleceğimi biliyordu, çünkü her zaman o çağırmıştı, ben gelmiştim. Ama bir kez daha işte, defalarca incittiği ruhumu yine paramparça yaptı. Ağlayamıyordum bile. Konuşamıyordum. Düşünemiyordum. Seviyordum. Çaresiz, her dediği, her yaptığı kabulümdü işte. Eziliyordum.
Nasıl, nerede, ne zaman tanıştığımızı hatırlamıyorum, bildiğim tek şey her zaman o vardı. Mutluydum ve o da mutluydu. Hiçbir zaman onun mutsuz olduğunu düşünmedim, çünkü bir erkeğin gözlerindeki aşkı, yalnızca ona aşık olan kadın görebilir ve ben görüyordum işte. Ona aşıktım, ona tapıyordum.

Sonra, çok zaman sonra…
Eve geç gelmelerle başladı her şey. Eve sebepsiz geç gelen erkek huzursuzdur. Daha çok adadım ona kendimi, daha çok işledim hayatına. Sonra hafta da bir iki gün kendi evinde kalmaya başladı. Daha sonra tamamen kendi evine geri döndü. Görüyordum her şeyi, çabalıyordum, müdahale etmek istiyordum. Ama engel olamıyordum.
Tartışmaya başlamıştık, çoğu zaman sussam da, tartışmayı reddetsemde, tartışıyorduk ve sesi yükseliyordu. Görüştüğümüz günler azaldı.
Yeni arkadaşlıklar bazen tat vermez ya… öyle olmuştu benim için, onun yeni arkadaşları. Çevresi değişti hızla.
Sadece yanımda huzur bulduğunu söyleyen adam, beni görmemek için türlü bahaneler üretiyordu. Yalanlar böylece başlamış oldu.
Hissediyordum, uçurumdan düşüyorduk ve yere çakılmak için çok az zamanımız kalmıştı. Paraşütü ancak o açabilir ve ikimizi de kurtarabilirdi. Ama onun istediği benim yere yapışıp, parçalanmamdı, bir daha toparlanamayacak kadar ufak parçalara bölünmemdi.
Zil çaldı ve ben heyecanla kapıya koştum, bu saatte ondan başkası olmazdı ve beni özlemişti işte. Konuşmak istediğim şeyler var, dedi suratsızca. Sarılmadan. Merhaba, demeden.
Son görüşümdü ama biliyordum, geri dönecekti ve özür dileyecekti bu ağır sözleri için.
Bekledim. O an gelince ne söyleyeceğimin provasını yaptım sessizce.
Ağladım. Ama çok sürmedi gözyaşlarım, hep çabuk sustum. Çünkü gelecekti…
Her gün makyaj yaptım, giyindim,ansızın gelebilme ihtimaline karşı.
Ona hediye almaya devam ettim.
Yeni yerler keşfettim, geldiğinde birlikte gitmek için.
Telefonumu yanımdan ayırmadım. Evdeki eşyalarına dokunmadım.
Yaz için tatil planı bile yaptım, yaza kadar mutlaka dönecekti çünkü.
Sonra o mesaj geldi, beni buraya getiren. Şimdiye kadar, bir an bile düşünmemiştim beni gerçekten terkettiğini. Ama bu gece…bu gece işte, kabul ediyorum sevgilim. Sen ayrıldın benden ve biz ayrıldık.

2 yorum:

  1. fotoğraftaki kadın için ağlayabilirim. o kadar mahvoldum.

    YanıtlaSil
  2. Aynı benim durumum,daha ayrılmadık ama benim sonum da böyle olacak biliyorum..N e kadar acı verici ve ne kadar vahim bi durum,gözyaşlarımızın içinde boğuluyoruz sadece.....

    YanıtlaSil