Kıskançlık hikayesi

Esmer, uzun boylu bir kadındı. Ifadesiz bir yüzü vardı. Insanlardan uzak oluşunu sevmiştim. Kimseyi umursamaz tavırları, soğuk bakışları… sıradan görünmeye çalışsa da, insanların dikkatini çekerdi.

Sevdiğim adam…  saçları hep  dağınık, anlattıklarıyla ve gülümsemesiyle karşısındakini kendisine bağlayabilen, her zaman yollarda, sorumsuz ama düşünceli, uzak ama içinde.

Ve ben, telaşlı. Kırılgan. Unutulmuş.
En çok utandığım şey  ise, benim bile onları birbirlerine yakıştırmam. Ben olmasaydım eğer, hiçbir zaman karşılaşamayacaklardı. Bu yeter, kendi yokoluş hikayemin nedenini açıklamaya.


3 yorum:

  1. Bence utanacak kişi sen değilsin...

    YanıtlaSil
  2. Bu güzel bir blog.. (öncelikle)

    İnsan bu.. Herşeyi hissedip, herşeyi yaşayabilir..Sadece dayanıklılık testlerinden sorunsuz çıkmaya bakmak lazım. Nasılsa bu dünyadan canlı çıkamayacağız. Tadını çıkarmalı. (Acının bile;)

    YanıtlaSil