pismanlık hikayesi

Gözlerini açtı. Ne saatin kaç olduğu hakkında bir fikri vardı, ne de hangi güne uyandığı. Derin bir nefes aldı,  yaşıyordu gerçekten. Hatırlamaya çalıştı, en son ne olmuştu?
3 gün önce…
Gözlerini açtı. Saat 8 e geliyordu, işe geç kalmak üzereydi. Koşarak banyoya  girdi, 7 dk.Hızlıca giyindi, 5 dk. Çantasını aldı, evin anahtarlarını çantaya attı,1 dk. Odadan çıkarken, yatakta uyuyan sevgilisine dönüp baktı, 3sn. ve  öpmeden çıktı.
Tam vaktinde işte oldu. Birkaç saat masasında hiç kıpırdamadan ve hiçbir şey düşünmeden çalıştı.12.00, bir kahve aldı kendisine ve sigarasına sarıldı. Aklı bomboştu. Hissisleşmek…  güzeldi bazen.
Telefonu çalmaya başladı, arayan sevgilisiydi. Uzun süre telefona baktı, anlamsızca. “açsana!” diye seslendi  gülerek, iş arkadaşlarından biri yanından geçerken.
         
           - Alo?
           - Merhaba… ben… şey… sanırım siz yakınısınız, yanımdaki… ıı..mm..
    Bir kaza oldu, biz şimdi…

Ses gitti ya da gerisini artık duymadı. Düşüyordu ve biliyordu kendisini tutabilecek bir el artık yoktu. 
O an… her şeyin bittiğini anladığınız, elinizin kolunuzun hatta gözlerinizin bağlandığını hissettiğiniz, çaresizlikten nefessiz kaldığınız, bütün pişmanlıklarınızın güçlü bir el olup boğazınıza yapıştığı o an…
Hatırladığı son şey ,

keşke bu sabah, son bir kez, öpseydim onu.


o adamın hikayesi

"O adamın masali…
Masalıma bir varmış bir yokmuş diye başlamayacağım.Bir varmış ve o hep o adamın kalbinde var olmus, hep orada saklamış onu o adam.

O adam, onu o kadar derınıne gizlemis ki…
Gizlemis, cunku onun tek degerlisi,  hayatının tek anlamı, ona hayatın anlamını sevgının ne oldugunu ogreten oymus. onu orda hep korumak ıstemıs.

Ve bir gun o adamın kalbi durmus.o ozenle sakladıgı degerlısının artık orada olmadınıgı ondan kactıgını kalbınınn derınlıklerınde koyboldugunu hissetmis. ve adam da kendı derınlığinde kaybolmus. Ama o adamın kalbı o kadar guclu , o kadar dayanıklıymıs ki, adam delıler gıbı asıkmıs çünkü,askı ölümsüz olmuş.
masal ıste hemen canlanmıs adam.
hemen kurtarmıs onu  ve kendısını o derınlıklerden, hemen cekmıs kendıne onu.
Ve masal gercek olmuş;
evlılık + 3 cocukla mesut olarak, ask dolu sevgı dolu saglıklı huzurlu…
asklarıyla olumsuz olmuslar."

Gokhan.
11.01.2011


ayrılık hikayesi

Sokağın başından gelen topuk sesleri, elimdeki kadehi bıraktırıp, başımı o tarafa çevirtti. Yürüyen yalnız kadınlar…
Saate baktım, yaklaşık 3 saattir buradaydım. Şişe bitmiş, insanlar azalmıştı. Oysa telefonuma bıraktığı mesaj tam 11 de burada olmamı söylüyordu. Geleceğini söylemişti. Geleceğimi biliyordu, çünkü her zaman o çağırmıştı, ben gelmiştim. Ama bir kez daha işte, defalarca incittiği ruhumu yine paramparça yaptı. Ağlayamıyordum bile. Konuşamıyordum. Düşünemiyordum. Seviyordum. Çaresiz, her dediği, her yaptığı kabulümdü işte. Eziliyordum.
Nasıl, nerede, ne zaman tanıştığımızı hatırlamıyorum, bildiğim tek şey her zaman o vardı. Mutluydum ve o da mutluydu. Hiçbir zaman onun mutsuz olduğunu düşünmedim, çünkü bir erkeğin gözlerindeki aşkı, yalnızca ona aşık olan kadın görebilir ve ben görüyordum işte. Ona aşıktım, ona tapıyordum.

Sonra, çok zaman sonra…
Eve geç gelmelerle başladı her şey. Eve sebepsiz geç gelen erkek huzursuzdur. Daha çok adadım ona kendimi, daha çok işledim hayatına. Sonra hafta da bir iki gün kendi evinde kalmaya başladı. Daha sonra tamamen kendi evine geri döndü. Görüyordum her şeyi, çabalıyordum, müdahale etmek istiyordum. Ama engel olamıyordum.
Tartışmaya başlamıştık, çoğu zaman sussam da, tartışmayı reddetsemde, tartışıyorduk ve sesi yükseliyordu. Görüştüğümüz günler azaldı.
Yeni arkadaşlıklar bazen tat vermez ya… öyle olmuştu benim için, onun yeni arkadaşları. Çevresi değişti hızla.
Sadece yanımda huzur bulduğunu söyleyen adam, beni görmemek için türlü bahaneler üretiyordu. Yalanlar böylece başlamış oldu.
Hissediyordum, uçurumdan düşüyorduk ve yere çakılmak için çok az zamanımız kalmıştı. Paraşütü ancak o açabilir ve ikimizi de kurtarabilirdi. Ama onun istediği benim yere yapışıp, parçalanmamdı, bir daha toparlanamayacak kadar ufak parçalara bölünmemdi.
Zil çaldı ve ben heyecanla kapıya koştum, bu saatte ondan başkası olmazdı ve beni özlemişti işte. Konuşmak istediğim şeyler var, dedi suratsızca. Sarılmadan. Merhaba, demeden.
Son görüşümdü ama biliyordum, geri dönecekti ve özür dileyecekti bu ağır sözleri için.
Bekledim. O an gelince ne söyleyeceğimin provasını yaptım sessizce.
Ağladım. Ama çok sürmedi gözyaşlarım, hep çabuk sustum. Çünkü gelecekti…
Her gün makyaj yaptım, giyindim,ansızın gelebilme ihtimaline karşı.
Ona hediye almaya devam ettim.
Yeni yerler keşfettim, geldiğinde birlikte gitmek için.
Telefonumu yanımdan ayırmadım. Evdeki eşyalarına dokunmadım.
Yaz için tatil planı bile yaptım, yaza kadar mutlaka dönecekti çünkü.
Sonra o mesaj geldi, beni buraya getiren. Şimdiye kadar, bir an bile düşünmemiştim beni gerçekten terkettiğini. Ama bu gece…bu gece işte, kabul ediyorum sevgilim. Sen ayrıldın benden ve biz ayrıldık.

üçüncü sahsın yok edilis hikayesi

Sinirden tüm vücudu titriyordu. Dayanılmaz bir hal almıştı bu durum. Bütün enerjisini geçmişi silmeye, onu yok etmeye  harcıyordu. Bir an durup düşündü, geçmişi yok etmek için onu öldürmek gerektiğini fark etti. Evet, o pisliği yok ederse hayatı huzurla tanışacaktı. Bu çok zor olmamalıydı. Öldürme teorileri zihnini meşgul etmeye başladı bile.

Kıskançlık bazen ne kadar da yapıcı bir duygudur. Elinizdekileri kaybetmemek için çırpınırsınız. Sevgiden çok kıskançlık yaptırır bunu size. Siz daha çok sahiplenirsiniz, hayatınızın en değerli parçasını… farkında olmadan.

bir not.

anlatacak çok hikayem var. her hikaye başka bir kadına ait. zaten kahraman dediğin bir tane olmaz ki. her mekan yeni. hikayelerdeki yardımcı karakterler bile çok özel. şimdi bana izin verin, birazdan gelirim, hikayemi anlatmaya.