kaçış hikayesi

Etkisinden kurtulamadigim bazi sahneler var aklimda ve bunlar birer film karesi degil. Aldigim nefes kadar gercek. 

Korkunca daha cok cikardi nefis kokusu. Kalbi gogus kafesini hareketlendirdiginde, vucudumda tatli kramplar olurdu. Kucucuk cati kati siginagimizda yildizlari izlerdik.

Kolay zamanlar degildi. Birbirimize muhtac olacak kadar yalnizdik. Hic gecmesin zaman isterdim, her sey duzelince onun beni birakip gidebilme ihtimali karsisinda.

Kaciyorduk. Yanlis yapilmayacak bir oyunda ustu ortulemeyecek bir hata yapmistik. O korkuyordu, ben onun gogus kafesini izliyordum. O hatayi bilerek yapip yapmadigimi dusunurdum sik sik, O agladiginda. Gozyaslari icime akardi. Yutkunurdum.

Hic konusmamaya basladiginda her seyin bir gun mutlaka gececegini soylemistim. "En yakin zamanda" dediginde mutluluktan aglamak istedim.

Uyandigimda yanimda degil

Catida...
Gokyuzunu seyrediyor
Bileklerinden akan, benim kanim
Kokusu tum dunyayi sarmis

simdi nereye kacsam benimle
ve tum oyun bitmis.


aşkların hikayesi

Hatırladın mı?
Sen ve ben.
Bedenlerimiz sarmaş dolaş.
Birlikte hiç sarhoş olduk mu, o ince çizgide.
Birbirimize bakıp gülüyorduk. Sanki gerçekten komikmiş gibi.
Ağlamıştık birlikte değil mi o filmi izlerken,
Kadın aşık, adam ise yalnız. Biz ise rolleri değiştirip gerçek hayatta yaşatmıştık o filmi.
Sen ve ben.
Sanki bitmeyecek bir aşk hikayesi. Hepsi şakaydı aslında.
“Ne kadar çabuk olabiliyorsun başkasıyla” demiştin, suç benim değildi, durup bekleyemeyecek kadar az zamanım vardı benim.
Bunu ilk sen söylememiştin.
Hiç kavuşamadan gidecekmişim gibi…
Yarın ölecekmişim gibi.
 “Ne istiyorsun” demiştin.

Zaman geçti.
Bir başkası, bir başka hikaye…
…  çok uzaklardan kaçıp gelmiştim onun yanına.
Ellerimi sımsıkı tutmuştu ve bana bir türkü söylemişti, ben de onunla kalmaya karar vermiştim. O bunu bilmiyordu. Sonsuza kadar onunla kalabilirdim ellerimi bırakmasaydı eğer. Bir gece yarısı bıraktı beni karanlığa. Ağladım. Tüm elimden gelen buydu.

Zaman geçti.
Bir başkası, bir başka hikaye…
Beni aradı yıllarca, sadece bir bakışımın peşinden…
Ellerine sarıldım bu kez, hiç gitmesin diye.
Anlattı her şeyi, bana gelene kadar çok yorulmuştu. Hep yolcuydu.
Bekle dedi.
Bekledim.
Git dedi. Sustum.
Yolcu olmak, hep yolcu kalmak demekmiş, anladım.
Ağladım.

Zaman geçti.
Bir başkası, bir başka hikaye…
Beni çok sevdi.
Sardı. Kaldım onunla. Büyüdüm. Ağladım. Gitmem gerekti.
Bu da değildi.
Ben yoktum. Sadece o vardı. Ben yoktum.
Kalamadım.
Yürüdüm.

Zaman geçti.
Bir başkası, bir başka hikaye…
Bir varmışım bir yokmuşum.
Saçlarında gezinmiş elim.
Meğer ona hiç doyamamışım.
Bitmemiş bu hikaye,
Hep yeni bir sayfaya yazmışım.
Bitmesin sayfalar diye,
Eski sayfaları silmişim.

boşluğun hikayesi

Sustu. Derin bir nefes alıp sustu. Bir süre sonra gözündeki yaş yanaklarına değmeden avuçlarına düştü. Başı önde, yaşadıkları omuzlarında... eziliyordu. Bildiği bir şeydi birinin hayatından geçip gitmek. Ama bu kez çıkışı bulamıyordu.

Zor olan bir evden eşyaları toplayıp gitmek mi, yoksa bomboş bir dört duvarı yeniden ev yapmaya çabalamak mı?

yalnızlık hikayesi

Hırsla “Neden yaşıtlarınla oynamıyorsun?” diye sorduğunda o kadın bana, içine bulunduğum çıkmazın farkında değildi. O’na göre her şeyin tek suçlusu bendim. Çünkü ondan daha çok aşıktım onun sahibi olduğunu düşündüğü erkeğe. Ben vazgeçemezdim bu kadar yaklaşmışken sona, O ise devam edemezdi, bana rağmen. Kazanma mücadelesinden öteydi tüm yaşanılanlar. O zaman farkında değildim belki kendimin, kaçıp “temiz” bir hayat kurabileceğimin. Keşke biraz cesaretim olabilseydi, ikinci kadın olmaktan öteye geçebilseydim ve şimdi yalnız uyumasaydım, elli yıllık yatağımda, tüm aşık olduklarımdan uzakta.